Clinic Nişantaşı: 0 212 234 90 90
Nişantaşı Hastanesi: 444 00 77
Infertilite

Tekrarlayan Tüpbebek Başarısızlığı

Tüpbebek tedavisinin negatif sonuçla bitmesinin çiftler üzerindeki olumsuz ve umutsuzluğa iten etkileri olduğu kadar tedaviyi üstlenen hekimleride zorlamaktadır. Bu konunun 2 başlığı vardır.

  1. Tedavinin neden olumsuz sonuçlandığı, ki bunu tedaviyi sürdüren hekiminiz açıklayacaktır
  2. Bu aşamadan sonra ne yapılmalı, tedavi planı ne olmalı?

Bu makalemde işte bu 2.madde hakkında sizi bilgilendireğim. Çünkü ülkemizde tekrarlayan tüpbebek başarısızlığı karşısında etkinliği kanıtlanmamış, özellikle ulusal görsel basında “bu işin tam tedavisi bizde”  benzeri reklam amaçlı açıklamalar olmakta ve çiftlerde ister istemez umutlandırılmaktadır. Etkinliği kanıtlanmayan ama mucize olarak gösterilen tedaviler ile biraz fazla umutlanıp, tekrar bir olumsuz sonuçla daha büyük bir yıkım yaşamanıza engel olmak için sizlerin bu konunun doğrularını bilmeye hakkınız olduğunu düşünüyorum.

Tüpbebek tedavisinin olumsuz sonuçlanabileceği unutulmamalıdır. Çünkü herşeyi normal olan çok iyi durumdaki genç bir çiftin dahi sonucu negatif gelebilmektedir. Tedavide sabırlı olunmalı, olası negatif sonuçlara hazırlıklı olunmalıdır. Ama eaas önemlisi tekrarlayan tüpbebek başarısızlığının tanısı ve sınırlarını çizmek ve bilmek gerekir. 3 denemeye ve her seferinde 3-4 iyi kalitede embryo transferine rağmen gebe kalınamaması durumuna tekrarlayan tüpbebek başarısızlığı olarak tanımlıyoruz. Bu sorunu yaşayan çiftlerimizin tecrübeli ellerde re-evalüe edilerek yani yeni bir sayfa açılarak tekrar her nokta incelendikten sonra kişiye özel tedavi planı oluşturulmalı ve yeni yöntemlerden etkinliği kanıtlanmış olanlar tedaviler sırasında uygulanmalıdır. Neden defalarca başarısız sonuç alındığı tam olarak anlaşılabilmiş değildir. Özetlemek gerekir ise olası nedenler ;

  • EMBRYOLOJİ LABORATUARI KAYNAKLI :
    Embryo çok hassas ve dış dünyaya dayanıksızdır. Embryonun laboratuardaki serüveninde bir aksaklık negatif sonuçların sorumlusu olabilir.

 

  • EMBRYO KAYNAKLI :
    Embryoloji laboratuarı kusursuzdur fakat gelişimi normal gözüken bir embryoda dahi kromozom bozuklukları işzlenebilir bunun yanında embryo duvar kalınlığının fazla olması veya yapısal olarak rahime tutunma başarısı gösterememeside negatif sonucun sorumlusu olabilir.

 

  • RAHİM KAYNAKLI
    Bebeğin tutunmasına engel olacak rahim içi  düzensizlikler, yapışıklıklar, polip, myomlar olabileceği gibi immun sistemin uyumsuz çalışması, tüplerde sıvı birikerek rahim içini kirletmesi durumları negatif sonuçlar doğurabilmektedir.

 

  • TRANSFER TEKNİĞİ KAYNAKLI

Klinisyenin fark yarattığı transfer tekniği çok önemli bir konudur. En önemli aşamalardan biridir. Dikkatsiz ve özensiz bir transfer tüm emeğin çöpe atılmasına yol açabilmektedir. Embryo koruyucu olmayan transfer teknikleri negatif sonuçları oluşturabilmektedir. Bu nedenle transferlerin muhakkak tecrübeli ve deneyimli doktor ve ekibi tarafından yapılmalıdır.

Bu olasılıklar üzerinde düşünüldükten sonra yeni tedavi planı oluşturulmalıdır. Eğer yeni bir merkez veya yeni bir doktor seçecekseniz sorumlu doktorunuz bu planı oluşturacaktır. Bu çerçevede yukarıdada bahsettiğim gibi mutlaka re-evalüasyon ile değerlendirilmeli, eski tedaviler gözden geçirilmeli, rahim içi anatomik olarak tekrar gözden geçirilmeli, genetik araştırmalar yapılmalıdır. Tedavi sırasında endometrium kalitesi ve kalınlığı değerlendirilmelidir. Amaç etkinliği kanıtlanmış yöntemler ile tedavi başarı oranını artırmaktır. Etkinliği kanıtlanmış tedavi yöntemleri sıralarsak ;

 

  • Re-evalüasyon : Detaylı bir anamnez ile eski tedavileri değerlendirmek, tam bir infertilite muayenesi ve kişiselleştirilmiş tedavi planı oluşturulmalıdır.

 

  • Assisted Hatching: Embryo kabuğunu incelterek veya kimyasal olarak harap ederek  tutunmasını kolaylaştırma ilkesine dayanır.

 

  • Blastokist Transferi: Klasik olarak 3.gün değil sağlıklı olma olasılığının artıığı 5.gün transferi gebelik oranını anlamlı oranda artırmaktadır.

 

  • Double transfer: Hem 3.gün hem 5.gün iyi kalitede embryoların transfer edilerek şansın artırılmasıdır.

 

  • Co-Culture: embryo gelişim sırasında rahim zarından salgılanan sitokin dediğimiz özel hormonlara ihtiyaç duyduğu konusunda hipotezler ortaya atılmış ve bu çerçevede tüpbebek tedavisinden 1 ay önce rahim zarı örnekleri alınarak çoğaltılması ile yapay rahim adı verilen hücre kültürü içinde embryonun geliştirilmesi ve eksik olduğu varsayılan büyüme hormonu ve sitokinlerin yerine koyulması amacını taşıyan bu yöntem ile gebelik oranının arttığı bildirilmişsede uygulama zorluğu ve deneyimi nedeni ile her merkezde uygulanmamaktadır. Etkiside kesin kanıtlanmış değildir ve bilimsel arenada görüş ayırılıkları nedeni ile kullanımı sınırlı kalmıştır.

 

  • Tedavi protokollünü kişiselleştirmek: uygulanacak tedavi protokolü hastanın özelliklerine eski cevaplarına bakaılarak var ise eksiklikleri düzeltielerek kişiselleştirilmiş tedavi ile tedaviye başlanmalı ve tüpbebeğe hazırlanmalıdır.

 

  • Naturel Siklus(İlaçsız) Tüpbebek : Son yıllarda popülaritesi artan bu yöntemde hiç bir ilaç vermeden veya sona doğru çok hafif dozda verilerek tüpbebeğe hazırlanılması amacını taşımaktadır. Bu yaklaşımla seçilmiş hastalarda gebelik başarısının artabildiği rapor edilmişsede, ulusal basında “tüpbebekte son çare” şeklindeki haberler gerçekliği yansıtmamaktadır. Bilinmelidir ki ilaçsız tüpbebek seçilmiş hastalar için uygundur ve gebelik başarısı klasik tüpbebeğe göre 3 kat daha düşüktür. Ancak ilaca rağmen fazla yumurta üretilemeyen veya üretilsede hep tekrarlayan başarısız sonuçlar alınan hastalar için uygundur.

 

  • Mikro TESE: Embryo kalitesinde veya sperm kalitesinde bozukluk durumunda mikro TESE dediğimiz yöntem ile testislerden mikroskop altında sperm aranması ile morfolojisi yani iyilik hali daha güvenilir spermler alınarak yapılan tüpbebek denemelerinde gebelik şansının daha iyi olduğunu bildiren çalışmalar vardır ama bu konu ileri derecede erkek faktörü dediğimiz erkek bağımlı sperm problemlerinde ön plana çıkmaktadır ve her hasta için uygun değildir

 

  • Embryonun genetik olarak analizi : Günümüzde gelişen tıp ile artık embriyonun detaylı genetik durumu incelenebilmektedir. Genetik kodlarımızı içeren en küçük canlı halimiz olan embryo’dan alınan 5.gün biopsileri ile NGS dediğimiz teknik ile o embriyonun durumu hakkında sağlıklı bilgi alabilmekteyiz. Bu durumda sadece sağlıklı olan embriyonun transferini yapabilmekte ve gebeliğe ulaşma ihtimalini maximize etmekteyiz.

Yukarıdada bahsettiğim gibi bir çok seçenek mevcuttur. Her hastaya ayrı kişselleştirilmiş tedavi planı oluşturulmalıdır. Tam bir değerlendirme sonrası doktorunuz uygun çözümü size sunacaktır. Tüpbebek tedavisinin sonu mutluluk olsada, meşakkat, sabır ve çaba isteyen bir süreçtir. Negatif sonuçlara hazırlıklı olmalısınız. Tedavi olduğunuz doktorunuza bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış yöntemleri kullanmak istediğinizi belirtmelisiniz. Önümüzdeki yıllar tüpbebekde şaşırtıcı gelişmelere gebedir ve hastalarımız lehine yeni tedavi seçenekleri üretilmektedir.

Size özel ve sizin için gerekli olan yöntemleri planlayabilmek ve uygulayabilmek için 0 242 322 55 44 numaralı telefonumzdan bana ulaşabilir görüşme randevusu alabilirsiniz.  Aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Bebeğinize en kısa sürede sağlıklı bir biçimde kavuşmanızı diliyorum.

Dr.Cemil Karakuş

Önceki MakaleSonraki makale

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WhatsApp chat